18 Ocak 2012 Çarşamba

Norveç- Oslo


Esim, Damadim, kizim ve ben bu harika soguk havada bu koca gemi ile ve sabah haberlerinde duydugumuz, Italyadaki geminin yan batmasi ile hem biraz endiseli hem biraz ürkek Kiel´den Norvec-Oslo ya dogru yola ciktik.

Bu ikinci fotoda sagdaki görünen HDW firmasi esimin ilk Almanya ya calismak icin geldigi büyük bir gemi firmasi.
Kiel in Skandinavyin körfezlerinden gecerek, Kiel i körfezden serederek, ilerlemeye basladik.

Gemi 15 katli cok büyük bir gemiidi, 2700 yolculu, 1015 Kabineli ve 550 araba icine alan, cesitli resturantlari, alisveris merkezi, Havuz, konser salonu, Fitnis salonu, Gazinosu v.s. olan bazilari bize hitap eden bazilarindan uzak durdugumuz koca bir gemi.

Alisveris ve resturantin oldugu yerde bir köprüyü andiran bir yer ve iki sanatci orda canli muzik söylüyordu. Ilk saatlerde ortada kimse görünmüyorsa da, sonradan TIKLIM TIKLIM doldu buralar. Aksam da 18.00 da Muzikal Show vardi cocuklarin muhakak bizde beraber alip gitmek istedikleri. Harika muzikalida zevkle izledik.


Aksam bir ara gemi biraz fazla sallandi, bir ara uyuyamadim ama deniz havasi yormus olcak uymusum, sabah ilk isiklarla Norvec adalari görünmeye basladi ve saat 10.00 da 20 saatlik yolculuk sona erdi. Gemide 3 saatlik Oslo gezimiz icin Otobüsle rehber esliginde gezi icin hemen gemiden iner inmez bizi bekleyen otobüsümüze bindik.

Sehir daha tam uyanmamis carsilar ve sokaklar bir iki kisi disinda bostu. Biz ilk olarak Wikingler müzesini ziyarete gittik.

Yillar önce Wikinglein gemisi bulunmus ve ünversitede sergiye acilmak üzere, isiktan etkilenmesin diye islemelerden gecmis ve sergilenmis. Icinde bu geminin 2 kadin cesedi de bulunmus ve onlarin kemikleride sergilenmisti. Eski yemek tencereleri, kumas, dokuma malzemeleri v.s. ilginc bir müzeydi.






Oslo´nun bu en büyük parkida görülmeye deger oldugundan ugramamiz gereken yerlerden di. Parkin koca kapilari oldugu halde 24 saat hep icine girilebilinir ve gezilebilinir.

Sanatci tastan ciplak heykeller yapmis, heykellerin anlami, cocukluktan, evlilik ve yaslanmaya kadar zamni ciplak olarak gözker önüne sermis. 1900 yillarinda böyle ciplak heykelleri kimse istememis, karsi gelen cok olmus ama sanatci, giydirmedim, cünkü kiyafetler zamanla degisebilir, ciplak olarak her zamana hitap eder demis. Parki merdivenlerle inince bunda da bronzdan yapilmis ciplak heykeller dolu bir alan geliyorsunuz. Orda da cocuk, kadin erkek figurlari ve erkeklerin basinin üzerinde tasidiklari bir havuz var, yazin bu havuzdan su fiskiriyormus. Bu defaki insan figürleri ve cocuklar ile bronzdan agaclarda hayat agaci olarak yerlerini almislardi



Oslo da kayak merkezlerine gitmememk olmazdi, vakit olsa muhakak cocuklar denemelerde bulunurlardi ama sadece 3 saatimiz vardi ve bizler dar dar yollardan daglara cikarak tepelerde kayak merkezine vardik ve ordaki cesitli kayak yerlerini kayak kayan gruplari, okullari kisa da olsa izleme imkani, fotograflama imkani bulduk.


Malesef kisa bir Oslo gezisi bitti ve otobüs bizi yeniden gemimize getirdi. Rehberimiz Alman ve yillardir Osloda yasiyan bir sempatik bayan idi, gene bizleri bekledigini söyleyerek ordan ayrildik.

Kisin uygun fiyata harika bir Oslo gezisi cocuklarimizin sayesinde cok zevkli gecti, umarim bir daha böyle bir firsati degerlendirir ve gideriz.

17 Eylül 2011 Cumartesi

Lütjenwestedt Köyünde gezinti


Arkadasim Doris de harika bir gün gecirdik, kendisine cok tesekkürler.
Her iki ayda bir de olsa eski is arkadaslarimla bulusuyor, bayan bayana sohpetler, eski günleri ve simdiki yaptiklarimizdan bahsederek neseli dakikalar geciriyoruz. Bu defa da Doris e davetliydik ve evindeki kahve ve nefis pastalarin keyfini cikardiktan sonra, köyü olan Lütjenwestedt de cevreyi gezdik. Sakin cok temiz ve harika bir köydü. Gecen defa geldigimde kis ve her taraf karla kapliydi, bu defa bahce evinde oturup kahvemizi ictik, gezdikten sonra geri dönüp hafif bir aksamyemegi yedik, arkadasim harika kabakli pay yapmisti ama fotolamaya unutmusum. Gelecege diger arkadasimda Renatede bulusacagiz, insallah hava güzel olur cünkü son gittigimde bot ile evinin arkasindaki göl de gezinti muhtesemdi.
Mausla fotolarin üzerinde durarak tanitim yazilarini okuyabilirsiniz!

28 Ağustos 2011 Pazar

PAZAR FİLESİNE DÖNÜŞ ETKİNLİĞİ

Sevgili "Mutfaktasesler" arkadasimin bu harika "Pazar Filesine Dönüs Etkinligi" ne bende yanimda hep bulundurdugum, tasimasi cok basit, kumas torbalarimla katiliyorum.

Alisverisden hala bosaltmadigim ihtiyaclar ve bir kac yedek kumas torbalarla arkadasimin bu mükemmel ve cok duyarli etkinligine katiliyor. Herkesin de katilmasini temenni ediyorum. Boyutlarin bu kadar vahim oldugunu bilmiyordum ama rakamlari görünce icimden iyiki de bende yillardir kumas torbalarimi yanimda tasyormusum dedim.
Yillar önce almanyada bu posetler bedava veriliyordu, duruma cabuk hakim olan bu ülke hamen poset basi para almaya basladi. Her zaman posetlere para ödememek adina ve cevre kirliligi adina bende yanimda kumas torba bulundurmayi aliskanlik yaptim.
Zaten elinde posetlerle gezenler daha cok olasda, kültürlü gözlerin onlara alttabaka insan gibi baktigini, mecmua ve gazetelerden yillarca okuyup duyar olduk.
Büsük alisverislerde arbanin icinde alisveris sepetleri bulunduryoruz veya hic olmazsa bir büyük poseti aylarca arabada bulundurup aylarca ayni posetleri kullanip, bu geri dönüsüme az da olsa katkida bulunmaya caba gösteriyoruz.
Malesef Türkiyede bu yil sahit oldugum cok aci ve komik olayi sizlerle paylasmak istiyorum. Oglum anne insanlar burda ne kadar pis dedi, su iciyorlar kücük plastik siseyi dolmusun penceresinden caddeye yola atiyorlar, hic mi temizlenmiyor caddeler. Bende evet malesef, yiyip atan, paketi acip kutuyu firlatan, posetler, siseler cevreyi kirletiyor. Malesef cevre temizlikcileri hangi hangi birine yetissin dedim. Ertesi gün dolmustayiz, oglum söförün yanindaki koltukta ben arkada, kizim yanimda oturuyor. Sehir merkezini terk ettik sehirler arasi yolda, genc söför elindeki sisedeki suyu isti ve bir de posetle ogluma demezmi, abisi su pencereyi acda sunu at diye. Oglum söförün elinden plastik sise ve poseti aldi. "Yok abi, ben bunu pencereden atip cevreyi kirletmem, inince bir cöp bidonuna atarim, sen merak etme" dedi. Söför demezmi "zaten hertaraf pis, at birsey olmaz" diye. Oglumda " birde biz pisletmiyelim abi" dedi. Orda bir iki kelimede ben söyledim ve söför yol boyunca konusmadi, insallah kafasinda bir hesaplar yapmis dogruyu ögrenmistir dedim.
Türkiyede insanlarimiz sadece evlerinin icini temizleyip, bal aktar yala misali yapmaya calisiyor, ama sokaklar felaket pis. Halbuki dinimizde bu böylemi. Peygamberimiz (S.A.V.)yolda tükürülmez, yerde bir takilip düsecek bir sey görünce bir taraf etmemiz söylenir. İslam, maddî ve manevî anlamda her türlü temizliğe çok önem verir. “Temizlik” kavramı; beden, uzuvlar, ev, mabet, çevre, cadde, sokak, park ve benzeri her türlü alanın temizliğini kapsadığı gibi iç arınmayı, inanç, kalp ve ahlak temizliğini de kapsar.

Umarim bu calismaniz herkese örenek olur, basarilar dilerim, etkinliginiz hayirli olsun....

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Tepsi Örtüsü


Canim ablacigimin ellerine saglik.
Türkiyeden aldigim tepsinin icne sagolsun cok güzel bir tespi isledi.
Islemek istegenlere iste modeli. Digerinide kizima islediginden o elimde degil sonra onuda sizler icin paylasacagim.
Modelini cikarmak istegen fotonun üzerini tiklayip mausu kendine dogru cekerek büyütebilir.
Islemek istegenlere kolayliklar dilerim...

21 Kasım 2010 Pazar

Italya´da Milano gezisi

Harika bir geziyi sizlerle paylasmak istiyorum. üc günlüyüne gittiyimiz Milano gezisi cok güzel gecti. Havanin da iliman olmasi, gezimizi kolaylastirdi. Güzel yerler görüp, cok cok fotograf cektik. Bu fotograflarin bazilarini sizler icin ekledim, güzel seyirler...

8 Ağustos 2010 Pazar

Londra Tatili

Dogum günü hediyem olan ve cocuklarimin organize ettigi, Londra gezimiz mükemmel sonlandi. Kizim ve esi, oglum ve ben harika 4 gün gecirdik. Ingiltere beni cok etkiledi, insallah birdaha gitmek kismet olur.Big Ben

Tower BridgeMadame Tussaudes Müze halinde gezilecek harika bir yer. Icerisinde ünlülerin mankenleri var. Asagidakide Atatürün heykeli. Bu müzeye giris insani cildirtacak kadar uzun sürüyor. Biz tam 4 saat sirada bekledik, cok ama cok kalabalikti. Sonra, geldigimize, bekledigimize degdi dedik ama, harikaydi, her sey ince ayrintilarina kadar yapilmis, cok ünlü kisileri misafir etmisti buraya, her arzu ettigimiz sahisin yanida foto cektirmek dahi bir zaman ve sabir gerektiriyordu, icerisi cok kalabalik idi. Londraya gidenlerin muhakak gitmesi gereken yerlerden.

London Eye Londranin Gözü 135 m yüksekliginde ve bir dönüs turunu 20 dakikada tamamliyor.
Burasida Harrods alisveris merkezi, muhakak gezilecek yerlerden. Lady Diananin sevgilisi Dodi Fayed´in Babasinin alisveris merkezi. Sarayin ihtiyaclari burdan karsilaniyormus, yok yok burda cok muhtesem bir görüntü ve güzelligi var. Önündeki arabada tesadüfen gecerken cektim arabada cok hosuma gitti.

Hyde Park 350 dönüm lük parkta oglumla bulusma fikri cok basit kaldi. Asla bir birimiz bulamadik. Cep Telefonlar iyiki var, baska yer tayin ederek orda bulusup otelimize gittik.
Buckingham Palace ve bahcesindeki askerlerin görev degisimi her gün saat tam 11:00 de oluyor.O saatlerde herkesin yogun olarak oraya akin edip, bu töreni izlemeye geliyorlar.



Big Ben

Sabah kahvaltisi 7:00 de baslayip 9:00 da bitiyordu ama biz 8,30 da gezmek icin cikip, aksam 11:00 de otele geliyorduk, hal böyle iken ayaklar sisti, ayagimizdaki ayakabilar rahatsiz etmeye baslayinca kendime böyle hafif ve cok rahat bu lastik cariklari aldim. Cocuklarda kendilerini birer spor ayakabasi almayi ihmal etmediler. Londra hem cok pahali hemde ucakta yük hakkimiz 10 kg idi. Onun icin esyalarimizi sirt cantasina alip gitmistik. Böyle bir gezi genclere göre dediginiz duyar gibi oluyorum...

18 Haziran 2010 Cuma

Schleswig Holstein Eyalet Günü (Schleswig Holstein Tag)


SH Eyalet günü Rendsburg da, havaninda güzel olmasi ile cok güzel gecti. 2 yilda bir yapilan bu etkenlik, bu yilda Rendsburg da yapildi. Tüm SH eyaletindeki kuruluslarin ve derneklerin, ünversitelerin katilimi, cok güzel bir organizma ile her sey mükemmel idi.
Arkadaslarla beraber burdaki Ciftciler derneginin cadirinda kitap satisimizi yaptik ve yaptigimiz böreklerden de tadimlik ziyaretcilere ikramda bulunduk.
3 yil önce yaptigimiz Integration projesinin müthis bir ses getirmesi, katilan 12 türk arkadaslarimin ve 12 alaman arkadaslarimin bu projeye verdigi katki ve renk bir kitap olarak cikti. Alaman ve türk yemekleri ayrica bir yillik projede yaptigimiz tüm gezi ve kültürel ve dini etkenliklerimiz bu kitapda mevcut. Son sayfasinda ise 17 kisilik bu grup arkadaslar ile gittigimiz Istanbul gezimiz, simdiye kadar esine cok nadir rastlanan bir proje olarak yanki uyandirdi.
iste bu eyalet gününde bizde (Buttercrem und Börek)"Teryagili krema ve Börek" adli kitabimizi tanittik ve sattik. Tabi kitabin adi böyle olunca, böreklerde tadimlik olarak ikram etmek mükemmel oldu.
Ben durdugum müddetce 7 kitap sattim, diger arkadaslarda bu kitabimizdan sattilar.
Ayrica kitabimiz, SH eyaletinde kitapcilarda, ve duyanlar baska eyaletlerden de sparis vererek satin aliyorlar. Daha evelde bu kitabimiz hakkinda yazmistim, ayni hiz ile kitabimiz meraklilarin dikkatini cekmeye devam ediyor.
Bu arada NDR televiziyonuna davet edildik, projeyi yöneten Sigrid ile ben gidecegiz.
Ne gibi bir program ve yayin olacak su anda hic bilgim yok, gelismeleri bildirecegim.