16 Ekim 2009 Cuma

Lahana Müzesi


Bu pazartesi günde Grubum Rio Tokyo ile Almanyanin meshur bölgesi Dittmarschen bölgesindeki Lahana müzesine gittik. Ayrica almanlarin lahanayi nasil ekip bictikleri ve nerelerde kulandiklari ile bir de müzenin altindaki tursu fabrikasini gezip oranin sahibi kurcusu 2 beyden bigilendirici konusma dinledik ve Lahana tursu (sauerkraut) ile yaptigi degisik salatalarin tadina baktik. Lahana ile kendisinin buldugu buluslari, icatlari dikkat ve ilgi ile izledik. Bu fabrikada ve lahan tarlalarinda cok türk kadin ve erkegin calistiklarini ve katkida bulunduklarini ögrendik.
Müzeyi gezdikten sonra müze ve fabrika kurucusu bey geldigimiz icin tesekkür edip, bizlere cok güzel bir cafe yi de tavsiye etti. Denizin cekildigi gelgit olayinin oldugu bölgeye cok yakin olan setlerle ve doga harikasi ile bas basa harika bir ciftlik yerinde nefis pastamizi yiyip, kahvelerimizide yudumladiktan sonra eve dönmek üzere yola ciktik. Yol üzerlerinde ciftliklerde satis yapilan yerin birinde de durarak bolca lahana, havuc, karnabahar, pirasa, corbalik sebze ve kereviz alarak oradan ayrildik.
Aslinda cok ilginc ve muhtesem idi yazilacak anlatilacak o kadar sey varki, ben kisa keserek sizleri cektigim bu fotolarla basbasa birakiyorum.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Okul Gezi Günü!


6 ay calistigim ilk okulun gezi günü (Wandertag) cocuklarin coskulu sekilde, sehir bandosunun esliginde gerceklesti.
Bandonun sesini duyarak, fotograf makinami alip hemen, balkona ciktim ve bir kac poz cekerken, cocuk ve ögretmenlerin el sallamasi beni hala unutmamalari beni cok duygulandirdi.
Artik fotograf cekmegi birakip onlara el sallamaya basladim.
Cocuklarin hem el salliyarak birde Bayan ..... (Frau...) diye beni seslemeleri, hala beni unutmadiklari cok güzel beni cok duygulandirdi. Sevilmek ve iz birakmak ne güzel, diye düsündüm.


NOT: anneminkiziyim yemek blogumdan bilgi, arkadaslar Blog yöneticisi Merve hanimdan mail aldim, blogumda kötü amacli yazilim oldugundan dolayi kapatildigin ve benim basvurularim dogrultusunda blogumu simdi incelemege aldiklarini, eger böyle bir seyin bulunmamasi sonunda blogumu tekrar acacaklarini belirtmesi beni cok mutlu etti. Insallah bloguma yeniden kavusacagim, destegi gecen tüm arkadaslara cok tesekkürler. Selamlar...

24 Mayıs 2009 Pazar

Olmadi!!!


Arkadaslar malesef Bloguma kavusamadim ama tariflerimi kopyalayabildim.
Baska bir blogda yeni bir sayfa acmak istiyorum, onun icin sizlerin bilgilendirmek istedim.
Malesef özenerek, beni ziyaret edip o güzel yorumlariniz yazdiginiz icin cook tesekkürler. Zaman gecsede ben arada eski sayfalarima girip, hep yazilan yorumlari okumayi cok seviyordum fakat malesef artik o yorumlarla birlikte okadar emekler verilen blogum silindi.
Malesef sebep olan verdigim bir linkten virus gelmeis olmasi gerekiyor.
Cünkü linki kayid ettikten hemen sonra malesef blogum cöktü.
Elden gelen yok, ne yapalim saglik olsun.
Yegenim, blog arkadaslarim, oglum, damadim, hepsi de cok ugrastilar herkese cook tesekkürler, hic yoktan tariflere ulasabildik ve onlari kopyaladim.
Yardim ve desteklerini esirgemegen herkese candan tesekkürler....

Bu fotograflari yolda durarak cektim. Bizim buralarda bu aylarda Kolza tarlalarini sapsari görmek bir harika. Bu Kolza (Kanola) bitkisinden almanyada cok kullanilan, Kolza yagi- Kanola yagi(Rapsöl) cikariliyor.

21 Mayıs 2009 Perşembe

Imdaaaaat, Blogum silinmis !!!!!!!!


Arkadaslar anneminkiziyim.blogspot.com blogum malesef silinmis.
asagidaki iki adresten virus almisim, ben bunlari tanimiyorum, hic böyle sayfalara girmedim, ben ne yapacagim ya, yardim edecek varsa lütfen bana bilgi versin, sevgiler....

Tiryakiradyosunu son olarak bloguma eklemistim, baska alternatif olarak düsünemiyorum, ordan bir virus aldigimi saniyorum ve bloguma virus girerek, blogunuz silindi, blogunuz suu...... kisilerden virus aldi diye yazi yaziyordu.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Sylt Adasi Gezisi


Alman, Filipin´li, Bosna´li ve Türk bayanlarla grup olarak Sylt adasina geziye gittik.
Hava sicakti ama ada cok rüzgarli, deniz kiyisina dogru dahada sert esen rüzgar arkadaslara battaniyeler satin aldirmak zorunda birakti.
Ada cok muhtesem güzel ve zenginlerin yeriydi. Alman arkadaslar burasi "VIP" yeri dediler. Ünlü kisilerin burda evleri varmis, ev fiyatlarina bir emlakcinin yanidan gecerken bakalim dedik en ucuz ev 598,000€ dan basliyor ve evlerin fiyat yedi basamakli sayilara cikiyordu.

Trenle gittigimiz bu adanin bir özelleigide adaya kadar tren raylarinin dösenmis olmasiydi. Ben bir kere de subat ayinda gitmistim, sularin yükselmis olmasi dolayisiyla sanki deniz yarilmis tren sularin arasindan geciyor gibiydi. Ama bu defa sular cekilmis, denizin icine girdigimizi dahi fark etmedik. Trenden inince bu yesil dev adamlarin heykelleri dikkat cekiyor ve herkes orda fotograf cektiriyor.


Bu güzel evler Sylt adasinin semboli haline gelmis meshur evleri. Tüm bu evlerin özelligi catisinin kamistan yapilmis olmalari.


Sylt Müzesinide gezdik. Müzenein bahcesinde, eskiden yakalanan balina cene kemigi ve omurgalari sergileniyordu.

Kadinlarin esleri baliga gittiginde bir araya gelip danteller örmüsler, el isleri ile ugrasmislar. Bu dantelin örülmesi ne kadar bir zahmetliymis, düsüne biliyormusunuz 24 makaraya sarilmis iplikler bir yastigin üzerinde cokca toplu ignelerle calisiliyor.
Bu küplerde benim anneannemin Zeytinyagi ve un küplerine benziyor::))

Eski alman giyisileri.



Sabah 9.00 da gittigimiz adadan aksam 18.30 da ayrildik, alis veris merkezleri müthis pahaliydi, kiyafet almak imkansizdi. Bir tunuik seklindeki bir elbiseye baktik inanamadik, acaba yanlismi görüyorduk, meger markaliymis onu 1.299.000 € sattiran. Basit bir elbisenin fiyati bu. Bir bozarmis ince basma kisa kollu bluz, kollari lastikli 399,000€ olursa siz varin düsünün. Haa bu arada ada tiklim tiklim kalabalikdi, bazen bir kahve icmek icin dahi yer zor bulduk. Ama yiyecek o kadar pahali olmadigindan, öglen yemegine baligimizi da yemege ihmal etmedik.

Not: Bu adanin daha evelki Fotograflarina burdan bakabilirsiniz.

21 Ocak 2009 Çarşamba

Fransada Limon Festivali

Kardesimin Türkiyeden mail olarak yolladigi bu Fransadaki Limon Festivali fotograflarini cok begendim ve sizlerle paylasmak istedim. Umarim sizlerde begenirsiniz. Insanlar ne güzel fikirler üretiyor ve festivaller düzenliyor dimi....






01 Aralık 2008 Pazartesi

Berlin Gezimiz


Alman ve Türk Bayanlarla 21 kisi olarak gittigimiz Berlin gezimizle ilgili fotograflari nihayet ekliyorum.
Otobüs turu ile gittigimiz Berlin gezisi herkes icin cok eglenceli gectigini saniyorum, yanimzda getirilen yiyecekler, molalarda soförün yaptigi sicak kahve ve cayla 7 saatlik cok eglenceli bir yolculuk oldu.


Otele yerlesir yerlesmez, hemen 3 saatlik otobüsle sehir turuna katildik. Bazi gördügünüz fotograflari otobüsden cektigim icin kalitesi düsük oldu. Digerlerini ise gezi sirasinda cektim. Parlemento binasina gece gittik ve resim cekilmesi yasak oldugu icin sizlerle paylasamiyorum, cok muhtesem cam kubbeli bir yapi idi.
Berlin ayisi da karelerden bol bol nasibini aldi ve poz veren yanindaki arkadaslarim da Berlinin keyfini cok güzel cikardilar.
1.

2.

3.

4.

Berlin`de caddeler yilbasi manzaralari ile rengarenk isiklandirilmis.
5.

6.

7.

8.

9. Berlinin sembolü Ayi maketlerini, resimlerini, heykellerini her yerde görmek mümkün.

10.Iki berlin sinirini simgelemek icin bir Rus Askeri sinirda oturmus pasaportlara mühür basiyor.

11.

12.

13.Bu fotografda gördügünüz kisaltilmisi KadeWe (Batinin Alisveris merkezi) koca alisveris binasi harikaydi, ilk giriste yukarda gördügünüz, geyikli ve cam süslemeli yilbasi dekorlari vardi. Her kattinda ayri ayri markali giyim esyalari. En üst kattada yiyecek reon`u ve degisik lokantalar vardi.
1300 Peynir cesidi, 1200 sucuk salam, dünya capinda yemek cesitleri ve salatalari (kisir da vardi), 3400 sarap cesidi, 1000 cay, 120 yag, 120 sirke cesidi v.s. bizleri hayrete düsürdü. Hepimiz bakinma ile kaldik. Cok kalabalik, cok ulustan insan yigini vardi. Cok pahali olan bu alisveris merkezindeki canta dükkani bizilerin hayretine gitti, arkadasimizin eline aldigi cantanin fiyati 5 basamakli olmasi ve saticinin cantayi elimizden eldivenile alip tezgaha koyduktan sonra cantanin özelliklerini anlatmasi da cok ilgincti.
Fiyatlar cep yakar cinstendi!!!

14. Burasida Berlin`inen meshur semti Kücük Istanbulu Kreuzberg.
Türk gibi yasamak isteyenler icin harika bir semt gidince gezilmesi gereken yerlerden. Her adim basi türk, görebilir, simidinden tutunda, berbere, manava, kücük dükkanlara, türk bankalarina kadar sayisiz, cadde boyunca türk alisveris yerlerine bayildik dogrusu. Arkadaslarin hemen hepsi kendini Türkiyede hatta Istanbulda hissedip, öglende Antep lokantasindan yemekleri ikindinde, baklavalarini, aksama dogruda cay ve simitlerini afiyetle yemek icin tüm günü Kreuzbergde gecirmegi yeglediler. Alman arkadaslar, yilbasi pazari icin sehir merkezine gitmek icin bizden ayrilip, biz türk semti ile basbasa biraktilar. Binalrin pencerelerindeki Canak antenlerden ne kadar türk evi oldugu, bazi camlardaki Türk bayraklari yer yer dikkatimizden kacmadi.

15.

16.

17.

18.

19.

20.

Bu kücük Istanbulda gezerken tesadüfen gördügümüz Kreuzberg müzeside Almanyanin göcmen tarihi ile ilgiliydi, diger ülkeler gibi Türkiyeden gelen ilk isci göcmenlerinde tarihcesi burdadaki müzede yerini almisti. Kurani kerim, secadde ayrica caydanlik, caybardagi, gibi Türkleri temsil eden seyler ve Kutsal Kitabimizda sergilenmisti. Berline gelen ilk Türklerin resimleri ve tarihceleri, almanya ya katkilari anlatiliyordu.